"Gerçekten çizenler ve boyayanlar arasında, kedi çizimleri belirgin olarak çok yer tutuyor. Kedi ve insan ilişkileri üzerine de çok konuşulmuştur. Onların insanları derinlemesine etkileyen mistik bir yanlarının bulunduğu hep söylenir durur. Kedi yüzü, insan yüzüne pek benzer. Bütün avcı hayvanlarda ve insanlarda olduğu gibi gözler öndedir, avın uzaklığını net olarak kestirebilmek için. Bu durum karşılıklı bakışmada ve ilk tanışmada, insan ve kedi için paralize bir durum ortaya çıkarır, bakakalırlar birbirlerine. Çizen ya da boyayan biri için bu görüntü, beyninde derin bir iz bırakır. Eh, bunu kağıda geçirmek de onun boynunun borcudur artık. Kediye gelince, o bu bakışmada insanın sanki ruhunu okur. Yarattığı etkiyi kendi çıkarı doğrultusunda kullanabileceğini hemen sezer ve tabii ki derhal kullanmaya da başlar. Böylece kedi ve çizerin ortak yaşamı başlamış olur. O artık her an çizen kişinin gözleri önündedir. Kedi, evrim sürecinde, ayrıca kendi lehine, ama insanı da mutlu edecek bazı değişimleri de başarmış bir varlıktır. Aslında onun gizlenme aracı olan, doğa ile uyumlu renklerini, o tam tersine çevirip, cıvıl cıvıl göz alıcı çeşitlemeye dönüştürerek insanın gözünde eşsiz bir yer edinmeyi başarmıştır. Bir çizer ya da boyarın ömür boyu bundan esinlenmemesi olanaksız gibidir. Öte yandan kedi, kendi sesini de insana göre ayarlayıp, onun doğal olarak duyarsız kalamayacağı kendi yavrusunun o bebek sesine benzeterek, insanın ona karşı ilgisiz kalma ihtimalinin de bütün yollarını kapamıştır. Yani eli kalem tutan herhangi birinin, kedileri kâğıda geçirme konusunda yeterli nedeni vardır.
'KÖPEKLER FEDAKÂRDIR'
Edebiyatta kediler gibi köpekler de yer almıştır. Genellikle köpekler, insanlar için yaptıkları fedakârlıklar, kahramanlıklar, dostluk ve sadakatleri ile yazın dünyasında boy gösteriyorlar. Buna laftan anlamaları, söz dinlemeleri, çalışkanlıkları, iş görmeleri, önde olmaları gibi hasletlerini de eklememiz gerekecek. Bütün bu nitelemeler kediler için geçersizdir, hatta tam tersinedir. Fedakarlık, kahramanlık, söz dinleme, çalışkanlık, işe yarama ve önde görünme heveslisi olmak kedilere göre değildir. Kediler kendine güvenmenin görkemli birer abidesi gibidirler. Fedakarlığı, kahramanlığı, çalışkanlığı, söz dinleyip baş eğmeyi, önde olup şişinmeyi insanlara ve köpeklere bırakmışlardır. Geriye mutlu bir tembellik ve sıcacık dostluklar kalıyor. İnsanların da bunlara öylesine ihtiyaçları var ki, bu iki değerli olguya sahip olabilmenin bedelini de sürekli yazıp çizerek ödemeye çalışıyorlar."