26 Ocak 2007
         

'Çevirmenler suya yazı yazar'

29 Aralık 2006 Tarık SİPAHİ

Amin Maalouf, Milan Kundera, Sartre ve daha pek çok yazardan çevirileriyle tanıdığımız Aysel Bora'ya göre Kundera yazarlar arasında en titiz olanı... Bora ile en son çevirdiği Bulutlar Kuramı kitabı ve çevirmenlerin yaşadığı sorunları konuştuk.

1 Edebiyatta hep yazarlarla ilgilenilir, ama çevirmenler unutulur. Oysa yabancı dil bilmeyenler için önemli bir aracıdır çevirmen. Sorunlarınız da az değildir herhalde... - Çevirinin kendisiyle olan sorunlar bir yana, yayınevleri ile olan sorunlarla başlayabiliriz. Son yıllarda bu konuda bir ciddileşme elbette var; sözleşmeler imzalanıyor, kurallar belirleniyor, ama sapmalar her zaman mevcut. Mesela bir yayınevinin üst kademelerinde birtakım değişiklikler oldu. Sonuç ödemelere yansıdı, daha önceki sözleşmelerde öngörülen yüzdeler indirildi. Yani hem daha az hem de daha geç alıyorsunuz emeğinizin karşılığını. Ayrıca sonraki baskılarda yüzdeniz bir iki puan daha düşürülüyor.

2 Uzun yıllardır çeviri dünyası içindesiniz. Sizi en çok neler zorluyor? - Zor bir metinle boğuşmak insanı yıpratıyor, hep bir olmamışlık hissi içindesiniz. Bazen bir sözcüğün karşılığını bulamazsınız, günlerce aklınızdan çıkmaz. Ama birden, ilgisiz bir yerde, ilgisiz bir konuşma sırasında 'İşte bu!' dersiniz ve bu size büyük bir sevinç verir. Yıldığınız, 'Ben bu odaya kapanmış ne yapıyorum?' dediğiniz olur. Kitap ses getirmemişse, suya yazı yazmış gibi olursunuz. Bu arada, yazar daima öndedir. Hatalı yazsa bile, üslup sorunu der geçilir. Oysa çevirmenin hataya hakkı yoktur. Çevirmen kendini öne çıkaramaz, her çevirmenin kendine has bir üslubu olsa da bunu yazarı silmeden, kendi üslubunu yazarın üslubu içine yedirerek yapmalıdır.

3 Dönem dönem çevirmenlerin başı tehlikeye de girmiyor mu? Yargılananlar, eleştirilenler... - Elbette. Ben Babeuf adını ilk kez üniversite yıllarımda duydum. Vedat Günyol ve Sabahattin Eyüboğlu bu 18. yüzyıl Fransız kuramcısından yaptıkları bir çeviri nedeniyle yargılandı. Gene aynı dönemde hocamız Adnan Benk, Gaetan Pinchon'dan çevirdiği bir yazı yüzünden yargılandı, hapse girdi. Son dönemlerde de örneklerine rastlıyoruz. Zaten her dönemde çevirmene hain gözüyle bakılmıştır.

4 Kitabını çevirirken yazarıyla görüşür müsünüz? - Benim birkaç yazarla çeviri bağlamında ilişkim oldu ve bunu çok yararlı buluyorum, ama her zaman bu kadar şanslı olamıyorsunuz. Takıldığınız bir yeri, açıp yazarına sormak harika bir şey. Milan Kundera, çevirileri konusunda en titiz yazarlardan. Fransa'ya yerleştikten sonra kitaplarının çevirilerinin ne kadar çarpıtılmış olduğunu fark edince bu işi fazlasıyla ciddiye almış. Bazı kitaplarını yeniden çevirttirmiş. Ona göre çevirmenler, daha kolay okunsun diye bazı yerleri atmışlar, bazı yerlere de eklemeler yapmışlar. Siz bir çeviriyi okuduğunuzda ne dersiniz? 'Çok akıcı, Türkçe yazılmış gibi, anlaşılır vs.' Milan Kundera bütün bunlardan nefret ediyor. Ona göre çevirmen, aktarılan dilde anlaşılır olmak için kaynak dile ihanet etmektedir.

5 Çeviri sürecinde sizi en çok neler şaşırtıyor? - Yeni başlayan çevirmenler, hep beklenmedik durumlarla karşılaşır zaten. Benim başıma da şöyle şeyler geldi: Meydan Larousse'ta çalışırken, önde gelen yayınevlerinden birinin Almanca bir kitap çevirtmek istediğini söylediler. Gittim, görüştüm. Bir de baktım, başı sonu belli olmayan bir 'sayfalar tomarı.' O zamanlar telif falan hak getire olduğundan, aynı günlerde bir başka yayınevi de o kitabı yayınlatmak üzereymiş. İşte bu yüzden, kitabı iki çevirmen arasında 'yırtıp' paylaştırmışlar. Ben gençliğin saflığı ve idealistliğiyle, 'Ben bu kitabı Almancasından okumuştum, tamamını yapsam... Yoksa üslup farkı olur,' diyecek oldum, 'Biz düzeltiriz,' dediler. Kitap sonradan uyduruk bir isim altında çıktı.

6 Çevirmenle kitap nasıl buluşuyor? Şu sıralar elinizde neler var? - Beni bilenler, çoğu zaman 'Bu kitap sana göre,' derler. Bazen yayınevleri bir başka yayınevine danışır, çevirmen tavsiye edilir. Ben genelde çok iyi bildiğim birkaç yayıneviyle çalışırım. Geçmişte, desteklemek adına genç yayınevleriyle de çalıştım. 10 yıldır çeviri üzerinde yoğunlaştım. Şu anda elimde, bitirmek üzere olduğum Venedik Karnavalı var, yazarı Philippe Sollers. Sanat kaçakçılığı, sanat piyasası, sanatın metalaşması üzerine bir roman. Kesik kesik, zor anlaşılır cümleler. Kendisi buna 'enstantane roman' diyor. Bir de daha geniş bir zamana yaydığım Diaboliques var, yazarı Barbey D'Aurevilly. 19. yüzyılda yaşamış. Metin bitti ama gerek dil, gerekse o dönemin havasını tam olarak verebilmek için üzerinde ince ince oynuyorum.

7 Gelelim Merkez Kitaplar'dan son çevirdiğiniz Bulutlar Kuramı'na... Sizi en çok ne etkiledi bu kitapta? - Aslında genç bir yazarın ilk kitabı Bulutlar Kuramı, ama çok bilgi yüklü ve derinliği var. Bilgi derken, kuru teoriler gelmesin akla. Bulutlarla, meteorojinin geçmişi ve geleceğiyle, bu yolda emek vermiş ama adı unutulmuş insanlarla ilgili çok şiirsel hikâyelerle dolu. Şimdi bulutlara daha farklı bakıyorum. Çeviri yapmanın güzelliği de bu, oturduğunuz yerden bilinmeyen dünyalara yolculuk ediyorsunuz.

Diğer Kitap Haberleri
Türkiye
Topkapı Sarayı
Eski Kalp
İki Kişilik Yalnızlık
Yokoluş
Haydi Osmanlı Sefere
Bulutların Prensi
Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk
Atatürk ve Çanakkale'nin Komutanları
Öldürme Sanatı
Mutluluğun Mimarisi
Gelecek Sefere
Dionysos'un Mirasçıları
Daktiloya Çekilmiş Şiirler
Urfa Yemekleri
Ada Konukları
Okuma Günlüğü
Yolunu kaybetmek istemeyenler için
'Hangi tarafından baksanız güzeldir'
Bir kediye krallığım
Pıtırcık'ın öyküleri
Işıklı kitaplar
Hem küçüklere hem de büyüklere
En güzel terapi
Bulutun tükenmeyen sevdası
Antik hikâyeler
Tekerlekli sandalye koridora çıkar mı?
Tilkinin yüz, kedinin bir oyunu
Patates baskılı ikiz kediler
Sermayesini kediye yükleyen kitabevi
Her idealist bir zorbaya dönüşebilir
Mutlu tembellik sıcacık dostluklar
Her resmin öyküsü var
Kedi: Seksi ve bağımsız
Kedilerin dünyasını keşfetmek için
Irkçılık ayrıntıda gizlidir
Göktaşından savaş çıkar mı?
Bana sürtünen 105 yaşına kadar yaşayacak
"Memet Fuat Ödülleri"
Bir kadını erkekten farklı kılan şey!
Dans Dergisi Ocak Sayısı
Ünlü kadınlarımız 'mış' gibi yapıyor
Clive Cussler'dan Kutsal Taş
Çöküş
Mitleri yorumlamak
Merkez Kitaplar'dan "Podyum"
Aylık Mizah Dergisi O-HAA Çıktı!
İstanbul’a yeni bir dergi
Raflardan
'Yazdıklarımın erkek fantezisi olduğunu söylediler'
"İşte Benim Öyküm" öykü yarışması
Orange ve Whitbread'in sahibi Küçük Ada
Yeni Baskılar
Kadınlar futboldan anlamak zorunda mı?
"Esrarengiz Kitaplar" dizisi
Usta haber sunucusu anılarını kitap yaptı
Hayatınızı hangi kitap değiştirdi?
'Yaşar Kemal beni cezalandırdı'
Çocuklar kitap okuyarak yetişir
Keşke geri gelse...
Pembe kurdeleye sarılı romanlar
'Rokoko'nun kraliçesi
Meraklısına özel 'ağır' eserler
BU YIL neler okudular?
Dünyanın en yaşlı zeytin ağacı nerede?
Yılın edebiyat fotografisi
2006'da edebiyatta neler oldu?
Tarihte kadın
Kaç tane Türkçe var?
Ah Boğaz'ın güzeli TARABYA
'Aşk erkeği siler'
'İran'daki dağları Hollanda'ya getirdim'
Hayatın 'sıradışı' gerçekleri
Yaşam da bulutlar gibidir, ölüm de
Masa üstündeki değerli kitaplar
Bir Kadın Bir Ses
Aşk Başkadır
Avare Kuşlar
Adem'le Havva'nın Güncesi
İstanbul Twist
Bir Düğün Gecesi
Seksi Anneler
Denemeler
Küçük Kadınlar
İçeriye Bakan Kim?
Selanik'teki Ev
Buluştuğumuz Yer Burası
"Bugün pazar, Yahudiler azar''
Hal ve Zaman Mektupları / Vatan Dersleri
Doktor, Ne Kadar Ömrüm Kaldı?
Öldür Öldür Öldür
Bülbülü Öldürmek
Denge
İslamcılığın Üç Kolu
Türkiye