Erkek egemen bir dünyada büyük başarılara imza atan bir kadının, Kleopatra'nın portresi. Falconer kitapta başarılı bir portre çalışmasının yanı sıra, İskenderiye saraylarına ve kraliçe Kleopatra'nın kalbine kadar inen çalışmasıyla esere destansı bir hava katmış. Asıl adı Colin Bowles olan yazar, kitap dünyasına dalmadan önce futbolculuktan taksi şoförlüğüne, barmenlikten reklamcılığa kadar birçok iş yapmış. Falconer, Avustralyalı yazarın karısının soyadı. Bir Hürrem Masalı, İpek Yolu, Aztekler, Güzel Casusum adlı romanların da yazarı olan Falconer, son romanında Mısır'ın yakıcı çöllerinden Akdeniz'in ışıltılı kenti İskenderiye'ye uzanan maceralı ve şehvetli bir yolculuğun izini sürmüş. MH
Eserleri 20'den fazla dile çevrilen ve New York Times'ın bestseller listelerinin müdavimlerinden Scottoline'nin ustaca yanıltmalarla dolu romanı Babasının Kızı'nda olaylar, üniversitede hukuk dersleri veren Natalie'nin etrafında dönüyor. Derslerde öğrencileri sex.com'da sörf yapan, muhteşem görünümlü Natalie Greceo, bir cezaevinde ders vermeye başlayınca hayatı altüst olur. Cezaevinde bulunduğu sırada bir isyan patlar ve ölmekte olan bir gardiyan ondan karısına bir mesaj iletmesini ister: "Döşemenin altında olduğunu söyleyin." Birden kendisini bir cinayetin zanlısı olarak bulan Natalie, hayatta kalmak için adamın son sözlerindeki sırrın peşine düşer. MH
Çinhindi'de dünyaya gelen ve Fransa'da geçirdiği kısa bir süre dışında 18 yaşına dek Saygon'dan hiç ayrılmayan Duras, Yaz Yağmuru'nu uzun bir sessizlik döneminden sonra 1990'da yayımladı. Kalabalık bir ailede büyüyen, okula gönderilmeyen Ernesto'nun deha derecesindeki zekâsının çerçevesinde kurgulanan roman, bir ensest ilişkiyi de anlatıyor. Ernesto'nun kız kardeşi Jeanne ile suç ortaklığını bir ensest ilişkiye çevirmerini lerini anlatan yazar, çocukluğun sonunu yaz yağmuru olarak betimlemiş. MH
Cinsiyetin, cinselliğin, bedenin, normun ve yasağın kesiştiği sınırdaki değişik söylemlerin Türkiye'deki tezahürlerine dikkat çeken kitap, kadın yazını alanında önemli bir derleme. Toplumsal cinsiyetin tek başına ele alınamayacağına vurgu yapan çalışma, feminist bir yaklaşımla kaleme alınmış. Kitap cinsiyet, din, eğitim, etnisite, medya, militarizm, siyaset ve tarihe odaklanan makalelerden oluşuyor. MH
'Yanlış hayat, doğru yaşanmaz' özdeyişiyle akıllarda yer eden kültür kuramcısı Theodor W. Adorno'nun Rüya Kayıtları, sıra dışı ve samimi içeriğiyle piyasada. Cogito dizisinin bu 161. kitabının orijinali, Christoph Gödde ve Henri Lonitz tarafından yayına hazırlanmış. Adorno'nun "Rüya ölüm gibi siyahtır," sözüyle açılan kitapta, ustanın 30 yılı aşan bir sürede titizlikle, gelişigüzel bir tarih sırasıyla kayıt altına aldığı 100'ün üzerinde rüya yorumu metni bulunuyor. Ancak özü daktiloya çekilmiş bu kitap, Adorno yaşarken yayımlanmamış, onun yerine Rolf Tiedemann'ın Gesammelte Schriften adlı çalşmasının 20. cildine dahil edilmiş. Adorno'nun bu kayıtlar hakkındaki fikri ise şöyle kaydedilmiş: "Çok büyük bir toplamdan seçilen Rüya Kayıtları, tamamen özgündür. Bunların her birini uyanır uyanmaz yazdım ve bu yayın için sadece çok önemli dilsel hataları düzelttim." (s.63) Sözü rüyalara bırakarak, Adorno'nun ilk olarak 1941 yılında yayımlamayı arzuladığı bu seçkiden bir örnek verelim: "Küçük bir çocukken yaptığım gibi, masanın üzerinde piyano çalıyor gibi yapıyorum. Ama müzik sesi de var. Mi bemol majör'ün güçlü, oldukça canlı tonlarını gayet net hatırlıyorum. Hep, çıkarmak istediğim gibi çıkıyor ses. G.'ye şöyle diyorum: Görüyor musun, insan sanatsal açıdan, şu an benim olduğum gibi formundaysa, bunu bir klavyede mi, yoksa bir masa üzerinde mi yaptığı hiç fark etmez... - 20 Mart 1955" (s.46) EA
İsmini okuduktan sonra, bu kitabı tarif etmek biraz zor görünüyor. Kitabın yazarı Joel Levy, kendini bilim, tarih, psikoloji ve paranormal küresel olayların içyüzüne adamış, kıdemli bir kalem. Orijinali 2006 yılında basılan kitap, titiz bir araştırmanın ürünü olduğunu doğrularcasına 20'nin üzerinde ilginç alt başlığa refakat eden Kayıp Ülkeler, Kayıp Artifakt, Yapıt ve Kutsal Emanetler, Kayıp Hazineler, Kayıp Kişiler ve Kayıp Gemi Enkazları gibi beş bölümü içinde barındırıyor. Yazar Levy'e bakılırsa kitap, tarihteki gizemleri sahte tarihin tuzakları ve klişelerine takılmadan ele almaya çalışıyor. (s.12) İlk bölümünde Platon ve ondan sonraki Atlantis mitiyle okuru karşılayan kitaptaki ilginç konular, Edgar Cayce'in kehanetleri, Süleyman Tapınağı'nın gizemi, İskenderiye Kütüphanesi, Camelot gizemi, Indiana Jones dizisinin ilk bölümüyle dünyanın tanıdığı Ahit Sandığı, yine aynı film dizisinden aşina olduğumuz Kutsal Kase'nin sırrı, Tapınak Şövalyeleri ve Shakespeare'in kayıp oyunlarına kadar uzanan nice konuyu bünyesinde başarıyla toplamış. Kitapta ayrıca Pers Kralı Kambis'in kayıp ordusu veya tanınmış kadın havacı Amelia Earhart'ın sır olduğu son uçuşu da okuru farklı boyutlara taşıyor. EA