1.ZADIE SMITH
1997 yılında yayın dünyası şaşırtıcı bir haberle sarsıldı: Adı sanı duyulmamış Zadie Smith isimli genç bir kadına İnci Gibi Beyaz Dişler isimli kitabını bitirmesi için avans olarak 625 bin YTL para ödenmişti. Kitap hâlâ yazılmakta olduğu için, üç yıl boyunca Zadie Smith de yazacağı kitap da tam bir merak konusu oldu. Kitap, en sonunda 2000 yılında yayımlandığında İnci Gibi Beyaz Dişler çok olumlu eleştiriler aldı, bir yorumda şöyle deniliyordu: "Zekâsının parlaklığı, bakış açısının genişliği ve hırsı, yazarın kendi eseri." Kitap dünya çapında iki milyon kopya sattı ve Londra'dan Sidney'e, Delhi'den New York'a dek okurlarla buluştu. Bu arada herkes 'sıradaki Zadie Smith'in kim olacağını' birbirine sormaya başlamıştı. İngilizce yazan Elif 'Shafak'ın da aralarında bulunduğu pek çok farklı kültürden ve geçmişten gelen yazarlar benzer bir başarı için uğraşmış olsalar da, pek azı Smith'in yarattığı heyecanı yeniden yaşatabilecek yaratıcılığa sahipti. Zadie Smith ise Güzelliğe Dair ve İmza Toplayan Adam isimli iki yeni roman yazdı, Harvard'da dersler verdi, hâlâ roman sanatının çok şey beklenen parlak yeteneği muamelesi görmeye devam ediyor.
2. AMAZON
İnternet çılgınlığı devam ederken 1995 yılında açılan Amazon isimli bir web sitesi benzerlerinden sıyrılmayı başardı. 600 yıllık geçmişi olan kitap yayıncılığını dijital çağın nimetleriyle birleştiren site, ilk başta marjinal bir işletme olarak görüldü. 1996'da Amazon yalnızca 16 milyon dolarlık satış yaptı, 180 bin müşterisi vardı. Site, 2007 yılında 200 ülkeye hizmet veren bir dev oldu; 4 milyar dolara yakın satış yaptı. 10 Aralık 2007'de, tek bir gün içinde Amazon müşterileri 5 buçuk milyon ürün sipariş etti. Daha önce yayın dünyası sömürgeci bir mantıkla dünyayı bölgelere ayırır, önce birinci dünyaya en önemli kitapları pahalı edisyonlarıyla satar, yavaş yavaş kitabı Avrupa'ya, sonra da dünyanın fakir bölgelerine gönderirdi. Ama Amazon sayesinde İstanbul'da oturan biri, tek bir tuşa basarak Fransa'da çıkmış yeni bir kitabı sipariş etme imkânına kavuşuyordu. Türkçeye henüz çevrilmeyen ve annesiyle babasını kaybeden iki çocuğun hayatta kalma maceralarını anlatan Dave Eggers imzalı A Heartbreaking Work of Staggering Genius gibi kitaplar 'küresel İngiliz okuru' adlı yeni bir kitleye hitap ediyordu. Üçüncü dünya ülkelerindeki eğitimli profesyonelleri de içeren bu yeni kitlenin en favori sitelerinden biri Amazon oldu.
3. AİLE SIRLARI
İnkilap Yayınları tarafından dilimize kazandırılan Jonathan Franzen imzalı Aile Sırları, yazarını 90'lı yıllar boyunca uğraştırmıştı. En sonunda piyasaya çıktığında ise Franzen'ın menajeri, programında yazarları konuk eden ve tavsiye ettiği romanlarla yayıncılık dünyasındaki taşları yerinden oynatacak kadar çok seyircisi bulunan Amerikalı televizyoncu Oprah Winfrey'den programına çıkması için teklif geldiğini ona söyleyecek, Franzen ise bu teklifi reddedecekti. Üzerinde 'Oprah'nın kitap kulübüne seçilmiştir' yazan turuncu renk çıkartmalar, romancının kültür dünyasında özel bir konumu olduğunu, hâlâ bir yüksek kültürün de pekala mümkün olduğunu düşünen Franzen'a göre 'tek boyutlu geyik kitaplar için' daha uygundu. Medya olayın üzerine atlayınca Oprah da hemen kitabı kulübünden çıkardı. Artık zor okunan iyi kitaplar yazan romancıların karşı karşıya kalacağı sorunları bu olay çok iyi özetliyordu: Geniş kitleler tarafından okunmak ancak tek boyutlu geyik kitaplar yazarak mı mümkündü, yoksa başka yollar da mümkün müydü?
4. J.K. ROWLING
Harry Potter ve Felsefe Taşı isimli bir çocuk kitabı 1997 yılında 500 adet basılarak raflardaki yerini almış, hiç de fena olmayan eleştirilerle karşılandıktan sonra yayıncısı Bloomsbury yazar J.K. Rowling'de şeytan tüyü olduğuna karar vermiş, ona özel bir muamele yapmaları gerektiğini düşünerek harekete geçmişti. Harry Potter ve Ateş Kadehi, 8 Temmuz 2000 günü sabah 6'da yayımlandığında Piccadilly'deki kitapçı Hatchards'da uzun bir kuyruk oluşmuş, yeni Harry Potter kitabı için okurlar sıraya girmişti. Tıpkı Charles Dickens'ın her yeni bölümü merakla beklenen kitaplarında olduğu gibi Rowling okurlarının aklında şu soruyu yaratmayı başarmıştı: "Bundan sonra ne olacak?" Bugüne dek 400 milyondan fazla kitap satan ve 1 buçuk milyar YTL civarı para kazandığı hesaplanan Rowling'in son Harry Potter'ı yayımlaması, son 10 yılın siyasetine damgasını vuran, sol ve sağ ideolojileri aşan bir 'üçüncü yol' yarattığı iddiasındaki Tony Blair'in başbakanlık koltuğundan inişiyle aynı aya rastladı.
5. FESTİVALLER
1988 yılında Hay-on-Wye'da Peter Florence ve babası Norman tarafından ilk defa düzenlenen edebiyat festivali herkese kötü bir fikir gibi görünmüştü. Galler'de yağmurlu bir hafta sonu boyunca yazarlarla karşı karşıya gelmek eğlenceli olabilir miydi? Otel ve lokanta konusunda oldukça fakir bir yerde düzenlenen festival, her şeye rağmen başarıya ulaştı, hatta 2001 yılında festivale gelen eski ABD Başkanı Bill Clinton'un deyişiyle burası 'zekânın Woodstock'u'ydu. Clinton'un ziyaretinden sonra edebiyat festivallerinin aslında rock'n roll konserleri kadar heyecanlı olabileceği düşüncesi de yayıldı. 'Halkla' çok da işi olmasın isteyen yazarların yerini aralarında Orhan 'Nobelli' Pamuk'un da bulunduğu, eleştirmenler, gazeteciler ve okurlarıyla sohbet etmek için sahneye çıkan entelektüeller aldı.
6. ÖDÜLLER
2002 yılında Kanada asıllı bir finans kuruluşu olan Man Group medyaya haber saldı: Edebiyat dünyasının her yıl merakla beklenen ödülü Booker, artık kendi sponsorluğunda düzenlenecekti. Daha önce dilimize İletişim Yayınları tarafından kazandırılan G kitabıyla Booker kazanan John Berger'in ödül parasını Kara Panterler örgütüne bağışlaması gibi ilginç olayları tarihinde barındıran Booker, bundan böyle Man Booker olarak anılacaktı. Seçilen jüri üyeleri Yann Martel'in Pi'nin Hayatı gibi kitaplarını seçebilecek denli popüler zevklere yakın, her zaman heyecan verici sesler keşfetmek isteyen akademisyen ve gazetecilerden oluşuyordu. Ödül miktarları çoğaldıkça ve medyanın ilgisi de yeni PR faaliyetleriyle ödüller üzerine odaklanınca, bu tür ödülleri alan kitapların satış rakamları hızla arttı, yayıncılar da ödül meraklısı oldu.
7. IAN MCEWAN
Kefaret, Amsterdam'da Düello gibi edebiyat dünyası ve okurlar tarafından ortaklaşa beğenilen romanların sahibi Ian McEwan'ın Cumartesi isimli kitabı 2005 yılında yayımlandığında şimdiye dek saydığımız koşullar tarafından şekillenmiş bir edebiyat ortamında heyecanla karşılandı. Daha önce Booker ödülü kazanmış bir yıldız yazarın kitabı Amazon sayesinde dünya çapında okurlarla buluşuyordu. Önde gelen televizyon kanalları Cumartesi'nin yayımlanmasını tıpkı Kar kitabı 2001 yılında ilk basıldığında olduğu gibi ana haber bültenlerinde heyecanla duyuruyordu. Tüm bu medya keşmekeşi içinde yazarların hâlâ özgünlüğünü ve derinliğini koruyabileceğini Ian McEwan'a bakarak düşünen okurlar için bu aynı zamanda roman sanatıyla aşk tazelemek için de bir fırsat oldu.
8. BLOGLAR
Amerika'da yeni kitaplar, filmler ve dizilerin 'iyi' olup olmadığına gazetelerle dergilerin karar verdiğini sananlar yanılıyor. Artık kimi durumlarda yüz binlerce okur tarafından takip edilen bloglar, sanat dünyasında neyin iyi neyin kötü olduğunu belirlemekte önemli rol oynuyor. Işık hızıyla bir blog'dan diğerine sıçrayan ve kısa sürede herkesin dilinde olan yorumlar ve internetin yükselişi gazetelerin sadece kitaplara ayrılmış ek ve bölümlerini daha genel başlıklarla, 'kültür ve yaşam' biçiminde değiştirmelerine de sebep oldu. Gazetelerde kitap eleştirilerinin sayısı azaldı, ne de olsa blog yazarları sayıları her yıl artan yeni kitapları eleştirme işini internetin doğası gereği onlardan çok daha hızlı biçimde gerçekleştirebiliyordu.
9.GOOGLE
Google sadece internette arama yapmak için üretilmiş bir sistem değil, aynı zamanda alışverişten sanata pek çok alanı etkileyen bir teknoloji firması. Google'ın öncülük ettiği kitapları sayısal ortama taşıma girişimi sayesinde Oxford, Harvard, Columbia gibi dünyanın en büyük üniversitelerinin kütüphanelerindeki 100 binlerce kitap tarayıcılar kullanılarak sayısal ortama aktarıldı. Yayıncılar isyan etse de yeni telif hakkı stratejileri düşünen Google, çok yakında neredeyse her kitabı Google'da okurların bulup ilk sayfalarına bakabildiği, sonra isterse satın alabildiği bir sistem oluşturdu.
10. KINDLE
Dijital yayıncılık alanında bugüne dek pek çok girişim oldu, ama bunlardan hiç biri Amazon'un 2007 yılı kasım ayında çıkardığı elektronik kitap okuma cihazı Kindle kadar heyecan yaratmadı. Şirketin CEO'su Jeff Bezos'un hayallerinin hayata geçmiş hali olan Kindle, kablosuz ağ teknolojisi sayesinde yeni çıkan kitapları buluyor, kredi kartını kullanarak bu kitapları istendiği an sisteme indiriyor, parlak ve kullanışlı ekranıyla okuma kolaylığı sunuyordu.