Hasan Bülent Kahraman'ın yayımlanan ilk kitabı Beyazlar Kirli, 20 yıl aradan sonra yeniden basıldı. Koşulları ve sonuçları çok ağır bir darbenin hemen öncesinde ve sonrasında yazılan kitabın yıllar sonra baskı yapmasının nedenini yazarı, 1980'lere dönük eleştirilerini artan oranda korumak olarak açıklıyor. Öte yandan 2000'lerin sonunda Türkiye'nin kültürel tartışma ortamının 80'lerden bile geri olması, kitabın okurlarla bir araya gelmesinin diğer nedeni. Yayımlanan romanlardaki artışa rağmen ciddi bir kültürel çözülme olduğunu savunan Kahraman, kitabı ikinci kez yayına hazırlarken hiçbir değişiklik yapmamış. Tek değişiklik, ilk baskının önsözünde uzun uzun bahsettiği Attila İlhan'ın artık hayatta olmaması. 20 yılda en büyük değişimin kimlik alanı ile aydın kavramında olduğunu belirten Kahraman, bu durumu şöyle anlatıyor: "Henüz 'genel-aydın' kavramının sınırları içinde yaşıyorduk ve özellikle 1990'lardan itibaren kendisini gösteren 'mikrolojiler' ortaya çıkmamıştı." Beyazlar Kirli'nin ilk bölümü 80'lerle birlikte içine girilen bir dizi kültürel süreci tartışıyor. Türkiye'nin ne toplumcularıyla ne de sosyol demokratlarıyla bu konuyu deşmediğine inanan yazar, verimli bir tartışma umuduyla yazmış düşüncelerini. Kitapta vurgu yapılan ikinci nokta ise, 80'lerle birlikte hızla gelişen dinci sağ. 80'lerin hemen başlarında bu konuya dikkat çeken Kahraman, 20 yıl önceden bu gelişmenin dinamiklerine de dikkat çekmiş. Kitapta odaklaşılan üçüncü başlık ise o dönemin tabiriyle AET ve Avrupa. Yıllar sonra AB başlığı altında sürdürdüğümüz bu tartışma, Kahraman'ın toplumsal ve tarihsel yaklaşımıyla oldukça öğretici. 80'li yıllarla yapmanın 'bir şey yapmamak', geçmenin de 'yıkarak geçmek' anlamına geldiğini söyleyen yazar, aydınlık adına bir şeyler yapmanın ise bağnazlık olarak yorumlandığını anlatıyor. Meydana gelen boşluğun liberal yasalarca doldurulduğunu ve adının 'arabesk' konduğunu, aydınların da arabeski benimseyecek kadar bezgin olduklarını vurguluyor. Kitapta önce toplumu, sonra aydın kavramını, en son da aydınları irdeleyen Kahraman'ın ikinci baskıya önsözü ise hayli çarpıcı: "Özdemir Asaf, 'Bütün renkler hızla kirleniyordu/ Birinciliği beyaza verdiler' diyordu. Kirlenme hızında birinci olduğu için bunu, yani beyazların kirlenmesini, kirli olmasını bir yazgı gibi görenler ve doğal karşılayanlar olabilir. Neyse ki, 20 yıl sonra da kendimi onlardan birisi saymıyorum." MH